Blog Layout

Haluk Şahin’den “Güzel Mavrella”

Gazeteci, televizyoncu ve akademisyen olarak da tanınan Haluk Şahin 1988 yılından bu yana yerli ve yabancı gazete ile dergilerde ada üzerine pek çok yazı yazmış, adanın sıradan bir yer olmadığını, özellikle bağlarıyla özenle korunması gerektiğini savunmuştur. “Güzel Mavrella” da bu asmanın son salkımıdır! “Bozcaada Mendirek” etiketiyle okuyucusuyla buluşacak “Güzel Mavrella” …

Devamını Oku

Bozcaada’daki çocukluğum / ΤΑ ΠΑΙΔΙΚΑ ΜΟΥ ΧΡΟΝΙΑ ΣΤΗΝ ΤΕΝΕΔΟ

Çocukluğumu düşününce aklıma ilk gelenler resim Rum Mahallesi’nde olan evimiz, Rum İlkokulu’nda Türkçe, Rumca ve Fransızca öğretim, sokaklarda ve arsalarda okuduktan sonra, başka çocuklarla beraber oynadığımız çelik çomak, topaç, gizleme, futbol gibi oyunlar geliyor. Adamızda o zaman otomobil yoktu ve biz korkusuzca oynuyorduk. Akşam olunca yollar evlerin duvarlarında asılı olan …

Devamını Oku

Betonlaşmayı kim ister? “Hiç kimse!”

Son sözü baştan söyleyerek yazımıza başlayalım: “Kimse adanın betonlaşmasını istemiyor.” Ada içindeki tartışma tamamen yapay. Herkes “kendi eşeğinin daha anırgan” olduğunu kanıtlamanın peşinde. Bunun için de karşı tarafı düşman ilan etme kolaycılığını seçmiş durumda. Tarafları, malum “yürüyüşe katılanlar” ve bu “yürüyüşe katılmayanlar” olarak adlandıralım. Yürüyüşe katılanlar karşı taraf için; Bunlar …

Devamını Oku

Mendirek’in 35’inci sayısı üzerine konuştuk

Bozcaada Mendirek Dergisi’nin 35’inci sayısı çıktı. Bu sayıya dair derginin içeriğini derginin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Dermanlı ile Yayın Kurulu Üyesi/Yazarı Türkan Çim Işık konuştular. Bozcaada Mendirek Dergisi’nin 35’inci sayısı çıktı. Bu sayıya dair derginin içeriğini derginin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Dermanlı ile Yayın Kurulu Üyesi/Yazarı Türkan Çim Işık konuştular. Derginin …

Devamını Oku

Bozcaada Bayramiç Hattı – Adalı Yörükler

Bozcaada’nın kültürel ve toplumsal alt yapısı ne zaman konu olsa; ne zaman bu topraklara can veren insanlar ve bu insanların ortaya koyduğu yaşam biçimimden söz edilse yapılan tartışmalarda bir eksiklik görmüşümdür. Bu konuda, daha önce Lissy Lou (Liza) tarafından çıkarılan ‘Adaposta’ gazetesinde iki yazım yayımlanmıştı. Bu yazılarda, adanın bugünkü tarihine …

Devamını Oku

Kaybol(ama)mak

Pastırma yazı neşelendiriyor bizi bu yıl da. Güneş tüm içtenliğiyle gülüyor hâlâ. Ada insanının tüm gün dışarıda geziniyor olmasından belli, memnunuz hepimiz halimizden. Sokaklarda elimiz cebimizde öyle amaçsız dolaşmayı seviyoruz bu mevsimde. Memnunuz ve seviyoruz, lakin yine de hepimiz kaçıp gitmek istiyoruz arada. Şairin dediği gibi değilmiş aslında, zor değilmiş …

Devamını Oku

Çınar ağacının gölgesi

“Sokakların, evlerin ve içlerinde yaşayan insanların, kendi aralarında kurdukları ilişkiler tamamen tesadüfü ve kısa süreli gibi görülebilir. Evler, semtler ve şehirler, başka bir plan ile yerlerine yenileri yapılmak üzere yerle bir edilebilir. Ancak, taşların yerleri değiştirilebilse bile, taşlarla kurulan ilişkiler bu kadar kolay değiştirilemez”. (Fransız sosyolog ve düşünür Halbwachs) O …

Devamını Oku

‘Romantik Dönem’in sonu

Denizimiz cesetlerle doldu.  Artık ondan ‘mezarlık’ olarak söz ediliyor. O kadar çok insan öldü, o kadar çok çocuk öldü, o kadar çok bebek öldü ki, her köşesinde hayaletler dolaşıyor.  Hangi kuytudan, hangi yosun yığının altından, hangi kumsaldan ceset çıkacağı belli olmuyor… Lodosçular artık tahta parçaları değil, insan parçaları topluyorlar. Hemen …

Devamını Oku

Bozcaada’da lakaplar

Bir ada insanını ziyarete adaya gelip isim, soy isimle sorduğunuzda , bazıları kim olduğunu çıkartamaz. Ama lakabıyla sorduğunuzda herkes tanır. Ahmet Tekin veya Abdullah Tekin derseniz karşısındaki insan düşünür, ama Zogu Abdullah veya Zogu Ahmet derseniz herkes tanır. Yazılarımda elimden geldiğince ada insanından çeşitli kesitler sunmaya çalışıyorum. Zogu Ahmet amcamız, …

Devamını Oku

Mavidir umudun rengi

Mevsime inat güneşli bir İstanbul sabahından yazıyorum size. Sonbaharı yaşarken, adım adım kışa da yaklaşıyoruz bu günlerde, ısıran bir soğuk var yüzümüze vuran. Sıcacık bir fincan kahve olsa elimde şimdi, yanımda şömine yansa ve ben adada olsam… Kaleyi izlesem uzaktan; zulümlere, yıkılmalara rağmen yine de ayakta duran güçlü kaleyi… Sebepsiz …

Devamını Oku