Recent Posts

Adada bir bayram sabahı

Bayramlar adada çok özeldi. Milli bayramlar da dini bayramlar da adalılar için festival havasında geçerdi. Zamanın zaten yavaş aktığı adada hazırlıklar, hayata mana katma, akışı biraz daha hızlandırma, sosyalleşme çabalarının yegâne sebeplerindendi ve belli bir ritüelin parçaları şeklinde uygulanagelirdi. Evimizin yan tarafı amcama ait boş bir arsaydı. Öğretmen lojmanlarının hemen …

Devamını Oku

Yiğit Başak: Hayatımı resim yaparak geçirdim

Yiğit Başak; adada 20 yılı devirmiş, buranın koşullarına katlanmanın ötesinde adayla gönülden bağ kurmuş bir ressam. Rum Mahallesi’nde “Resim Evi” adlı atölyesiyle sanat ilgililerine yağlı boya tablolarını sunuyor ve satıyor. Burayı da ‘devamlı yağlı boya resim sergisi’ olarak tabir ediyor. Tuval ve tahta parçaları (ve lodos tahtaları) üzerine yaptığı rembetikoları, …

Devamını Oku

Ütopyadan distopyaya(?)

Yaz başında, özellikle evladımız Ramazan’ın öldürülüşünden sonra, ada hakkındaki konuşmalara kulak kabartınca şu soruyu sormamak mümkün değildi: Yoksa ütopyadan distopyaya mı geldik? Bu kadar çabuk mu oldu bu? “Ütopya” dilimize girmiş olan bir kelime. Her şeyin mükemmel olduğu düşünülen yerler hakkında kullanıyoruz. Bir çeşit ideal-ülke diyebiliriz. İngiliz yazarı Thomas Moore …

Devamını Oku