Ana Sayfa / Sayılar / 2016 / Hem çocuklara, hem de içindeki çocuk büyümeyenlere

Hem çocuklara, hem de içindeki çocuk büyümeyenlere

Geçen sayıda kumsallarda, bir ağaç altında okuyabileceğiniz öykü kitaplarına yer vermiştik. Bozcaada turizm sezonunun tam da ortasıyken, bu sayıda da hem ada çocuklarını, hem de adamıza misafirliğe gelen çocukları ilgilendiren çocuk ve gençlik kitaplarının ilk akla gelenlerini derledik. Her ne kadar çocuklar için desek de, büyükler de çaktırmadan okuyabilir!

Küçük Kara Balık. 2012, Kırmızı Kedi Yayınevi, 60 sayfa. İran şahlık rejiminin muhalif yazarı Semed Behrengi’ye ait Küçük Kara Balık kitabı. Bir çocuk kitabı olsa da adalet, eşitlik ve özgürlük üzerine yazılmış bir başyapıt olarak kayıtlara geçmiş bu kitabı herkesin okumasını tavsiye ediyoruz.

Kitaptan: “Her gün, sabahtan akşama kadar, Küçük Kara Balık, annesinin peşine takılır, oraya buraya yüzermiş. ‘Anneciğim, burada daha fazla kalamam ben, gimeliyim!’ demiş bir gün Küçük Kara Balık. ‘Gitmek istediğine emin misin?’ diye sormuş annesi. ‘Evet,’ demiş Küçük Kara Balık. ‘Bu derenin ucunun nereye çıktığını gidip görmek istiyorum’ demiş. ‘Başka yerlerde neler olup bittiğini gerçekten bilmek istiyorum… Böyle amaçsızca yüzmekten bıktım usandım.’

Küçük Prens. 1987, Mavibulut Yayınevi, 96 sayfa. Antoine de Saint – Exupery’nin gelmiş geçmiş en iyi çocuk kitaplarından bir olarak kabul edilen eser, aslında her yaş için bir başyapıt niteliği taşıyor. Yazarın kendi suluboya resimlerinin de yer aldığı kitapta Küçük Prens, tilkiyle de konuşur, bir gül ile de…

Kitaptan: “Yıldızlardan birinde ben yaşıyor olacağım. Ben gülüyor olacağım bir tanesinde. Ve geceleyin gökyüzüne baktığında bütün yıldızlar gülüyor gibi olacak… Yalnızca senin gülen yıldızların olacak!”

“Ve üzüntün hafiflediğinde (zaman bütün acıları hafifletir) beni tanımış olmak hep seni mutlu edecek, dostum olarak kalacaksın. Benimle gülmek isteyeceksin. Bunun için de arada bir pencereni açacaksın… Dostların gökyüzüne bakıp bakıp güldüğünü görünce çok şaşıracaklar! Onlara ‘yıldızlar hep güldürür beni!’ diyeceksin. Deli olduğunu düşünecekler. Sana nasıl bir oyun oynadığımı görüyorsun…”

Martı Lonathan Livingston. 1970, Epsilon Yayınevi, 96 sayfa. “Cehaletimizi kırabiliriz, becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekamızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi, özgür olabiliriz! Uçmayı öğrenebiliriz!” diyen kitap Martı. Farklı olmanın aslında bir yanlışlık olmadığını öğütleyen aynı zamanda…

Her satırı yaşama dair anekdotlarla dolu olan, çocukluktan gençliğe, belki de her yaş satır aralarında yeniden keşfedeceğimiz cümlelere sahip Martı’yı bir defa okuduğunuzda, yeniden sayfalarını çevirmek isteyeceksiniz.
Kitaptan: “Yaşamın gerçek anlamını arayan, bulmaya çalışan bir martıdan daha sorumluluk sahibi biri olabilir mi? Bin yıldır yaptığımız tek şey balık peşinde koşmak. artık yaşamak için bir nedenimiz olmalı; öğrenmek, keşfetmek, özgür olmak gibi. bana bir şans verin, öğrendiklerimi size göstereyim.”

Ben de Çocuktum. 1979, Adam Yayınları, 104 sayfa. Usta yazar Aziz Nesin’in Çocuk Kitapları serisinin en beğenilen kitaplarından biri Ben de Çocuktum. Yazarın 16 yaşına dek süren çocukluk anılarından oluşan kitapta, 35 kısa yaşanmış anı yer alıyor. Çocukluğunda yaşadığı anılarla aslında dönemin öğretilerine, alışkanlıklarına ve anlayışlarına da ışık tutan Nesin’in bu kitabı bir ayna görevi görüyor.

Kitaptan: “Benim kullandığım mürekkebi, para vermesin diye babam, evimizin mutfak bacasından topladığı isle kurumdan yapardı. İsten yapılanı oldukça iyiydi, ama kurumlu olanı pürtüklü oluyordu. Bu, kötü bir mürekkepti. Kağıda yayılırdı. Sonra da yalayınca kağıttan çıkmazdı. Oysa öteki mürekkeple yanlış yazılmış bir harfi, bir kelimeyi, kağıdı dilimizle yalayarak silerdik. (Artık kullanılmaz olan “mürekkep yalamak” deyimi burdan gelir. “Biz çok mürekkep yaladık” demek, “Biz iyi yazı yazarız, iyi öğrenim gördük” demekti.)”

[Bu yazı Ağustos 2016’da Bozcaada Mendirek Dergisi’nin 14. sayısında yayınlanmıştır.]

Hakkında admin

Bunu Okumaya Ne Dersin?

Bozcaada Bayramiç Hattı – Adalı Yörükler

Bozcaada’nın kültürel ve toplumsal alt yapısı ne zaman konu olsa; ne zaman bu topraklara can …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir